ENERJİDE “RÜZGAR” YAKALANDI

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) Ağustos ayının başında, 2017’nin ilk altı aylık dönemine ilişkin Avrupa’daki rüzgar kapasitesini açıkladı. Bu veriler Türkiye’nin rüzgar enerjisinde ocak-haziran döneminde devreye aldığı 377 megavat kurulu kapasiteyle Avrupa’da dördüncü olduğunu da ortaya koydu. Rüzgar enerji potansiyeli bakımından zengin Türkiye, bu potansiyeli ekonomiye kazandırma konusunda oldukça yüksek bir performans gösteriyor. 3 Ağustos 2017 tarihinde yapılan Rüzgar Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) için yapılan açık eksiltme ihalesi ile planlanan yatırımlar devreye girdiğinde ise Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan ülkeler sıralamasında, dünyada da hatırı sayılır ülkelerden biri olarak, yeri sağlamlaşmış olacak. Zira Küresel Rüzgar Enerji Konseyi’nin (GWEC) 2016 yılı verilerine göre de Türkiye rüzgar sektöründe yedinci sırada yer alıyor.

Rüzgardan elektrik üretmek için 2016 yılı itibariyle, dünya genelinde 487 bin megavatlık bir kurulu güce ulaşıldı. Yatırımlarda başı Çin çekiyor. ABD, Almanya ve Hindistan ilk sıralarda yer alıyor. 2016’da  23.328 MW’lık yatırımı devreye alan Çin, bununla toplamda 168.690 MW’lık kurulu güç sahibi oldu. Avrupa’da ise Ocak-Haziran 2017 verilerine göre, 2 bin 200 megavat rüzgar kapasitesiyle birinci sırada Almanya bulunuyor.  Avrupa kıtasında 1.200 megavatla İngiltere ikinci, 492 megavatla Fransa üçüncü ve Türkiye dördüncü sırada.

2021’DE DÜNYA KURULU GÜÇ HEDEFİ 800 BİN MW

Sektörde yatırımlar tam hızla da sürüyor. Küresel Rüzgar Enerjisi Birliği istatistiklerinden derlenen bilgilere göre, dünyada rüzgar enerjisinde kurulu güç kapasitesine gelecek yıl 60 bin megavat daha eklenecek ve toplam kapasite 546 bin 790 megavatı aşacak. Toplam kurulu gücün 2021 yılında 800 bin megavata ulaşacağı öngörülüyor. Ham petrol ve doğalgaz gibi doğal kaynakları az olan Türkiye’nin cari açığının büyük kısmı enerji ithalatından kaynaklanıyor. Bununla beraber gelişen ekonomisine koşut, artan enerji ihtiyacını karşılama konusunda Türkiye oldukça kararlı bir şekilde çalışmalarını da sürdürüyor. Birincil enerji kaynağı olan ham petrol, doğal gaz ve taş kömürü dışında, ikincil enerji kaynağı kabul edilen alanlarda kamu ve özel sektör yatırımlarına ağırlık verilmiş durumda. Yenilenebilir enerji alanındaki potansiyeller elbette ki tek başına ülkenin tüm elektrik ihtiyacını  karşılamada yeterli değil. Bununla beraber, rüzgar ve güneş gibi potansiyelerin de yabana atılır tarafı yok. Türkiye bu yüzden ithalata bağımlı kurulu güçlerin ana sisteme katkısını azaltması için güneş ve rüzgar gibi enerji  potansiyellerinin ekonomiye kazandırılmasına ağırlık vermeye başladı. YEKA bu niyeti ortaya koyan bir sembol olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin rüzgar enerjisi üretim kapasitesini yüzde 17 artıracak YEKA açık eksiltme ihalesinde kazanan, 3,48 dolar sent/kilovatsaat ile ile en düşük teklifi veren Siemens – Türkerler – Kalyon ortak girişimi oldu. 1000 megavat (MW) gücünde rüzgar santrali kurulum ve türbin üretimi projesini içeren YEKA, “Kayseri-Niğde” “Sivas” “Edirne – Kırklareli – Tekirdağ” “Ankara – Çankırı – Kırıkkale” ve “Bilecik – Kütahya – Eskişehir”den oluşan beş bölgede uygulanacak.

Kaynak : Derin Ekonomi Dergisi (Eylül 2017)

Bugün Okunma Sayısı : 0
Toplam Okunma Sayısı : 17
Son Okunma Tarihi : 14.06.2018

Bir Cevap Yazın