En unutulmaz 10 çocuk oyuncu

300’ü aşkın filmde rol alarak çok yönlülüğünü gösterdi. Ama esasen 1927’de girdiği ‘çocuk oyunculuk’ kariyerinde ‘Andy Hardy’ olarak markalaşana kadar sayısız filmle sinemaya girdi. “The Big Chance”ten (1932) “Love Birds”e (1934), “High Speed”den (1932) “The Lost Jungle”a (1934) uzanan filmlerde ‘kendine özgü mizacı’ ile iz bıraktı.

1980’lerin sonunda sinemaya adım attı. 1990’da seriye dönüşen “Evde Tek Başına”da ilk başrolü geldi. Ardından “Kız Arkadaşım” (1991), “İyi Evlat” (1993), “Richie Rich” (1994) gibi filmlerle bir kuşağın ikon oyuncusuna dönüştü. Ama yaşı 20’yi geçtiğinde “Parti Canavarı” (2003), “Saved!” (2004) gibi bağımsız filmler başarısızlık olarak görüldü ve kariyerini uçuruma sürüklendi.

1971’de Sezercik adıyla başladığı beyaz perde yolculuğu 10 sene bile sürmedi. Ama o babasının şirketinin başına geçip yapımcılık tarafına yüklendi. Sezer İnanoğlu’nun filmleri, mizacı, esprileri ve haylazlığı ise zihinlerden zor silinir.

1960’da Yıldızlar Kaldırımı’na yıldızı yapılan İngiliz Bartholomew, Shirley Temple’dan sonra en yüksek para ödenen çocuk oyuncudur. 1931’de sinemaya girse de 1935’te “David Copperfield”in başrolüyle ünlenip MGM’in vazgeçilmezine dönüşmüştür. Keskin bakışlarıyla bilinir.

Vincente Minelli, Jules Dassin, Busby Berkeley gibi yönetmenlerle çalıştı. Çok yönlü bir oyuncuydu. En genç yaşta Çocuk Oyuncu Oscar’ının sahibi olan isimlerden biriydi. Hollywood’da 1941-1951 arasında (“Beklenen Kahraman”, “Sensiz Olamam” vs.) aktifti. Sonrasında dizi ve TV piyasasına kaydı.

Ayşecik karakteri ile ünlendi. 1960-1971 arasında 17 filmle markalaştı. Diğer rolleri de ‘Ayşe’ olarak bir cameo işlevi gördü adeta. 1974’ten bu yana sinema piyasasından uzak kalan Değirmencioğlu’nun en son kebapçılığa girdiği söyleniyor.

Masum yüz ifadesi, hisli bakışları ve kendine özgü ses tonu akıllarda. 1943-1953 arası aktifti. Animasyondan kurmacaya uzanan eserlerde çok yönlü bir kariyer oluşturdu. Henüz 25’indeyken uyuşturucu bağımlılığından hapse girmesi ve erken vefat etmesi de bu alanda popüler olmanın önlenemez bir sonucu.

‘En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı’na en genç aday olan isim. 9 yaşında bu onuru yaşayan Cooper, 1930-1941 arası 30’u aşkın filmde oynadı. Özellikle “Skippy” (1931) ve “Şampiyon” (“The Champ”, 1931) ile parladı. 1950’lerde TV’ye sıçrarken, 1970’lerin sonunda yönetmenlik yapmaya başladı.

1996’da “Hayal Arkadaşım”da Whoopi Goldberg ve Gérard Depardieu ile bir araya geldi. 1999’da “Altıncı His”teki ‘ölüleri gören çocuk’ karakteri ile unutulmazlar arasına girdi. Oscar’a, Altın Küre’ye, Oyuncular Birliği’ne aday oldu. “Yapay Zeka”da (2001) da rol alsa da düşüşü çok acı oldu. Şimdilerde TV ve video piyasasından başını kaldıramıyor.

Kaynak :

http://www.posta.com.tr/

Bugün Okunma Sayısı : 0
Toplam Okunma Sayısı : 16
Son Okunma Tarihi : 12.06.2018

Bir Cevap Yazın